Sen: ismi lazim degil. bir kisiye anlattigim, bir kisiye de fisildadigim biri; Size de buyuk puntolarla anlattigim, sizin de sifir puntolarla anladiginiz. 5&4 -kararsiz-, yesil, beyaz sabun&lavanta, tat bilinmiyor.
Ben: 2, kirmizi, viskili cikolata, toprak kokusu.
Ben bir seyleri, ozellikle insanlari her an takinti edebilir kendine. Buna Sen de dahil. Sen, cembere girmek uzere, Ben'in annesinin ogutleri bir nevze ayakta tutuyor Ben'i. [Sen'in, Ben'in icine icine bogurdugu karisiklik, Sen'e bir rakama mal oluyor.]
Sen sunu da his eder kendine herhalde? : her bir iletisimde, Ben'in ustunde agir mi agir yukler. Hani, su "ben(')de kalsin" turlerinden, bir de "nasil anlaticam ki, cok karisik ve soyut...ben taniyamazken..." ile sivanmislar. Bu yuzden, kimi zaman "bosver..." selleri, kimi zaman sac bas yolup deri kizartmacalar, kimi zaman da kafam kopsun diye sallayip bagirarak sarki soylemekler. Sen, Ben'e sukretmeli ki kimi zaman usanmadan konusabiliyor.
Hepsinin yaninda, ustune gokte Ay'i saklayan bulutlarin yigildigi kuyusunda Sen'in, ihtimaller. Ihtimal var, korkutucu sekilde huzurlu, tatmin; ihtimal var, oyle aci ki, alisilmis, tanidik, tadi eksi nar hafiften, bolca parmak suslu, cakiltasli suda yikanmis gibi berrak, lakin aci, ayni hadde uretici. Durum var kuyuda, kan dolasimindan biraz farkli. Donup dolasiyor durum, bastan sona ve tersi, arinmadan yeni bir devre saliniyor.
Sen bir gun gider, cocuk..
Ben unutur; [deli/salincak/dusuk/kandirikci gunes], bekler bekler takilanmis, temizlenmis, suslenmemis ama ozenmis; oylece Ben dokulur bebek gibi.. Annesi mektuplar yazar ardindan Ben'in, hic sarilamadim diye, affetsin diye. Turuncu cerceveli kagitlara. Ben, o mektuplari da alip cebine, gidebilir mi bir zaman?
Zamirleri dovusturup durma be yazintikar...
Sen yazintikar(i), iyisi mi, hayal kirikliklarinla ve miras aldigin umitsizliginle yit. Orman agalari gostermeyecek sana en dipteki gumus damla yaprakli, ufak agaci. Parmak uclarindaki deri cikintilari yol, ayikla bari.
: "Anlamaya calismayi bir kessen, adam olacak senden ama... Yazintinda yasama ~kar! Cik hayal dunyasindan! Uyan uyan! Ac gozlerini! Boyle yurumuyor isler! Iki dudak arani sogurup cikardigin ses asla muzik olamayacak! Hem, gumus damla yaprakli ufak agaci gostermeyecekler zaten sana. Bak, uzuldum sanki buna.. Sana da yazik.. Tonlarca zaman harciyorsun beyaz, yagli ve elektrikli koridorlarinda; en azindan cabana degseydi.. Ama sen bi' su hayal dunyandan cik, ben sana elma sekeri tadinca, tas helva sertliginde, pamuk helva yapiskanliginda, karanfilli leblebi desenli bir fahise tutucam sana. Hadi oglum be! Bir daha soylemem bak; ister dinler, ister dinlemezsin beni." :
Gulunc.
~ olan sey, pazartesi sabahi 0900 dersinde, gulup gulup, soyle demek hocaya: "Bugun Ying-Yang'cilik oynuyorum hocam... Dokunun, bak bi' kere dokunun; Caruso dinlerken aklima Fransizca'nin je t'aime'i geldi aglama mumkuniyetim sarildi tenime."
08nisan09'/01-0124am/02-0224am
8 Nisan 2009 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Facebook/Oytun Tez
Linkedin/oytuntez
Twitter/oytuntez
YouTube/WiseRemus
Last.fm/WiseRemus
GMail/Oytun Tez

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder