bekle.
bu bir emir değildir.

Durum

bir toplama kampında
kulağını çınlatan
bir tek ben olacağım.

şu iki satırda bana saygı duyacaksın. çünkü okuyup da liğme liğme olmadan duramıyorum:

"Durursan öldürürsün beni.
Durursam öldür beni."

29 Ekim 2008 Çarşamba

Rengarenk devrimin siyah beyaz çocuğu...

Öyle görüyorum artık kendimi.
Devrimin çocuğu. Rengaren bir devrimin çocuğu.

Bu bir acındırma manifestosu değil.
Bu bir acı bildirgesi.
Bu bir acı beyan.

Rengarenk bir devrimin, eli siyah beyaz çamurlu, ayakları gri dikenli çocuğuyum ben.

Eğer yemeyip içmeyip, bu amaç için uğraşıyorsam. Vardır bir nedeni. Vardır bir etiketi. Fiyatı da...

Rengarenk bir devrim.
Bir çocuk.
Ufak...

Planlar Altüst!

Üstalt!
Bir türlü şu salak çamaşırlarımı yıkayamadım! Berbatbirşey numara1!
Dün gece yine Taksimdeydik -ay inan bana para harcamamak için takla attım yani! öf!- yine bela hep bela orası ya... Berbatbirşey numara2 !
Şimdi de Balım'dayım, birazdan Esenler'e gidip ve Eskişehir'e yollanıcam. Planlar değişti. Zaten bir türlü adam akıllı plan yapamamıştık ya neyse... Ben bu gece gidiyorum Eskişehir'e yarın gitmektense. Yarın öğlen-akşam da Can gelecek. Bu gece kimde kalıcam belli değil, çamaşırlarımı da yıkayacaklar of çok utandırıcı! Tanrım! Bunları buraya nasıl yazarım!!!! Ay öleyim!

Neyse...
Böyle yazdığıma ettiğime bakmayın, inanılmaz sinirliyim şu sıralar...çok stresli, sinirli, ölümcülüm...
Şöyle "ailen öldü, can öldü, arkadaşlarını da boşver" deseler atıveririm şuradan kendimi. Yada haplarım kendimi! Hemen!

İyileşeceğim.
İyi olacağım.

Evet.

Bok:
-"çakal."

Şöyle seviyorum ben onu...

Şöyle seviyorum ben onu...

Meleklere tükürmemek için gösterdiğin sabırdan övünür gibi...
Aldatmayacağını bile bile sürekli diken üstünde olman gibi...

Seviyorum ya...

Nasıl biliyor musun?

Benden nefret ettiğiniz kadar.

Nasıl mı?

Götüme giren çıkanların hesabını tutuyormuşsunuzcasına.

Peki ama, gerçekten nasıl?

Parmağımla yüzüğüme tecavüz ederken.
Tüm kıllarım ereksiyon olurken,
Elimi öperken.

Tabi ya,
Onu severken, seviyorum ben onu.

Böyle bir şey değil elbet, sevgim.
Bir kaç düz-yan-çapraz çizgi ve noktadan ibaret mi?

H.şça.al.

Sugar Cafe. Barbaros Şansal. Bar Bulmak!

Merhabalar!
02:50 olmuş saat!

Bu gece arkadaşlarla Sugar Cafe'ye gittik. Hep severim orasını, seviyeli, kaliteli gelir bana. Biraz oturduktan sonra Barbaros Şansal geldi. Biraz sonra da biz onun yanındaydık ve saatlarce sohbet edecektik! Telefon numaralarımız ve elmeklerimizi alacaktık!

Sevdim onu! Bir sürü şey hakkında konuştuk. Sevdim onu!

2023.

Hoşçakalın.

28 Ekim 2008 Salı

Ankara 1. günden bu yana...

İlk günün akşamına Uçan Süpürge'nin kısa film gösterimine katıldık ve sıcak şarap içtik. Filmler iyiydi, konu iyiydi... "Çocuk gelinler".

Cuma günü ne yaptığımızı hatırlayamıyorum?! Cuma günü dışarı çıktık, Can için dans okulları aradık. Bir tane bulduk ("Kırçiçeği"), konuştuk. Ertesi gün de aynı okulda beraber deneme sınıfına katıldık. Kızlar ve biz vardık. Kimse bir şey bilmiyordu :)

Tabi bu sırada insanlarla tanışıyoruz.. Barış'ı ve Buse'yi hiç unutmayacağım. Çok iyi insanlar.. [Ay özledim çok sizi ya!!!]

Zorlanıyorum yazarken, bugün Salı ve bu olanların üzerinden zaman geçti..hatırladıkça bir şeyler yazarım.

---

Pazar günü sabah İstanbul'daydım. Hemen yurduma geldim, oda değişikliği yapacaktım onu yaptım, eşyaları taşıdım. Hemen otobüse atlayıp bale okuluma gittim. İlk dersime katıldım. Tayt ölçüsü verdim [105YTL!!! :'( ] Bundan gayri, salı günleri tango, cumartesi günleri halk dansları ve pazar günleri bale var. Tam istediğim gibi, nasıl böyle denk geldi anlayamıyorum :S yaşasın kuantum düşünce tekniği! [Kurs da aylık 125 lira.] Dans çok yoğun olacak, bazı derslere katılamayacağım [mesela bu hafta sonu -Eskişehir'e gidiyorum-] ama program gayet iyi, uygun benim için.

Danstan sonra da yine apar topar Taksime geçtim! Aysun'la buluştum ve Başka Kültürevi'nin LGBTT Atölyesinin açılışı için Eskişehir'den arkadaşlarla buluştuk Başka Kültürevi'nde. Orada da yeni insanlar tabi... Lambdaistanbul'dan Nilgün Abla, atölyenin başkanı Caner, ODTÜ'den Kemal ve diğerleri. ODTÜ'deki Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Grubuyla da Kemal ve Barış S. vasıtasıyla iletişime geçip tecrübelerinden yararlanmayı planlıyorum. Ankara'ya gittiğim (gidebildiğim) ilk fırsatta görüşeceğim o grupla da.
Pazar günü çok ağladı İstanbul...

Feysbuk'tan 7LGBTT çalışmasını tebrik eden bir mesaj gelmişti buraya yazdım mı bilmiyorum. Dün -Pazartesi- o bayan arkadaşa gittim. Biraz sohbet ettik. Sorguya benziyordu daha çok :) Sonra evine gittik onun. Arkadaşları vardı, hep beraber daha çok LGBTT tabanlı sohbet ettik. Sordular, anlattım, sordum, anlattılar. Orada da Ahmet diye biriyle tanıştım üniversitenin Bilim Kültür ve Düşünce Kulübü'nden. 1-2 hafta içinde "3.Cins" diye bir konferans verilecekmiş üniversitede. Kulübe ben de gireceğim ve yarıbağımsız olarak LGBTT üzerine çalışmaları bu kulüp üzerinden yürüteceğim. En azından bir çatı olmuş oldu -şimdilik-.

Hala Eskişehir biletimi almadım. Ne zaman alırım bilmiyorum........

Ayrıca netten sticker ile ilgili de bilgi buldum :) 1000 tanesi 35liraydı bir yerde. Ama sanırım küçük boyutlu bunlar.

Başka neler var bilmiyorum anlatacak..Olması lazım, vardı ama unutuyorum işte..


Görüşürüz.

23 Ekim 2008 Perşembe

Bianet :: LGBTT Hakları Platformu Meclis'te Anayasal Eşitlik Talep Etti

Anayasada eşitlik talebiyle Meclis'e giden LGBTT Hakları Platformu üyelerini DTP İstanbul milletvekili Tuncel karşıladı. Topladıkları imzaları Burhan Kuzu ve Köksal Toptan'a ulaştıramayan Platform üyelerinden Çakmak "taleplerimizin olduğunu bilmeleri bile önemli" dedi.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
23 Ekim 2008, Perşembe

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transseksüel (LGBTT) Hakları Platformu, Anayasanın 10. maddesine cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ifadelerinin eklenmesi ve yerel mahkemenin Lambdaistanbul’u genel ahlaka aykırı olduğu gerekçesiyle kapatılmasına karşı topladıkları 5 binden fazla imzayı bugün Meclis’e verdi.Mecliste Demokratik Toplum Partisi (DTP) İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel tarafından karşılanan Platform üyeleri imzaları ve taleperini içeren dosyaları dilekçe komisyonuna teslim etti.Platform bileşenlerinden Lambdaistanbul üyesi Sedef Çakmak bianet’e “Anayasa değişikliğinin zor bir süreç olduğunu bilerek yola çıktıklarını, ancak yasa yapıcıların böyle bir talebin olduğundan haberdar olmalarının da tek başına önemli olduğunu” söyledi.
"Haklarımızın güvence altına alınmasını istiyoruz"
Bugün saat 10.00’da meclis kapısında bir araya gelen 30 kişilik grup bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı okuyan Pembe Hayat LGBTT Derneğinden Destina Can, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları LGBTT’ler olarak, eşit vatandaşlar olduğumuzun Anayasa tarafından güvence altına alınmasını talep ediyoruz” dedi.“Bizimle ilgili mahkeme kararlarının hâkimlerin inisiyatifine kalmamasını, eğitim, ev, iş, barınma gibi insani konularda diğer vatandaşlarla eşit haklara sahip olmamızın sağlanmasını istiyoruz.”Can, bugüne kadar hükümetten gelen yanıtların "toplum buna hazır değil" ile "eşcinseller sorun yaşamamaktadır, yasalarda eşitlik mevcut" arasında gidip geldiğinin altını çizdi.Basın açıklamasının ardından Platform üyeleri Buse Kılıçkaya, Ali Erol ve Çakmak, Tuncel’le birlikte hazırladıkları dosyaları dilekçe komisyonuna teslim ettiler.
"Kuzu ve Toptan'ın haberleri vardı ama..."
Kaos GL’den Erol, “günler öncesinden elektronik posta ve faks yoluyla ziyaretlerini bildirdikleri Meclis Anayasa Komisyonu başkanı Burhan Kuzu ve Meclis başkanı Köksal Toptan’ı yerinde bulamadıkları için imzaları ve anayasa taleplerini içeren dosyaları Meclis dilekçe komisyonuna verdiklerini” söyledi.Yaklaşık 200 polisin kendilerini izlediğini, Meclis ziyaretlerine basının yoğun ilgi gösterdiğini ifade ederken, Çakmak önemli bir adım attıklarını ve sürecin takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi.İzmir Travesti ve Transseksüel İnisiyatifi, Kaos GL Derneği, Kaos GL İzmir Oluşumu, Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği, MorEL Eskişehir LGBTT Oluşumu, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği ve Piramid LGBTT Diyarbakır Oluşumundan bileşenlerini oluşturduğu LGBTT Hakları Platformunun eylemine destek veren kurumlar şöyle:Amargi Kadın Dayanışma Kooperatifi, Gökkuşağı Kadın Derneği, Pozitif Yaşam Derneği, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kader, Filmmor Kadın Kooperatifi, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Şahmaran Kadın Dayanışma ve Araştırma Merkezi, Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği, Kadın Dayanışma Vakfı, Ankara Kadın Platformu, Ankaralı Feministler, Eskişehir Demokratik Kadın Platformu, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Emekçi Hareket Partili Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti, Transseksüeller.

--------------

URL : http://www.bianet.org/bianet/kategori/bianet/110414/lgbtt-haklari-platformu-mecliste-anayasal-esitlik-talep-etti

.

Ne s'y mêlent mon amour plus, SM.

Ankara 1.Gün

Ankara. 1inci Gün.

Bu sabah Can bizi (Lambdaistanbul grubu -6kişi!-) gardan aldı ve Kaos GL'ye gittik. Bir sürü insanlar tanıştım :) Daha doğrusu tanıdığım insanların yüzlerini görmüş oldum :)
Kaos GL'nin önünde onlarca polis duruyordu! Hatta polislerden biri yukarı çıkmış ve İstanbul'dan gelenlere hoşgeldiniz demiş. Bir polis grubu da garda Lambdaistanbul grubunu karşılayacakmış! Telefonda Kaos GL'ye, İstanbul'dan gelenler yok, demişler :) Birkaç yüz kişi bekliyorlardı sanırım!

20 kişi civarı bir grup ile taksiler vasıtasıyla Meclis'e gittik. Orada da polisler ve ne idüğü belirsiz görevliler karşıladı bizi. İki tane de kız vardı, öylece izliyorlardı!
Destina ablacım (Methiye: Süpersin!) basına açıklama yaptı ve gruptan üç kişi meclise giderek imzaları teslim etti. Sonra da grup dağıldı.

Şu an Barış S.'nun evindeyiz (+can). [=Muhteşem bir ortam! Ohf! Ofh!] Ümit de bizimle kalacak bu gece. KuirTürkiye hareketi hakkında konuştuk, vs... Şimdi onlar çıktılar evden. Barış Uçan Süpürge'ye gidip akşamki sinema gösterimi için dekor hazırlayacak. Akşam 7'de Uçan Süpürge'de "Çocuk Gelinler" diye 1 saatlik bir film izleyeceğiz. Her şey mükemmel gidiyor. Evde Can, ben ve Dost var! Sevilesi bir köpek!

Kendini liberal olarak gören biri olarak, 3H Hareketini buldum ve Feysbuk'ta da takvime eklediğim gibi, 7Kasım'daki seminerlerine katılma niyetindeyim. Acaba gerçekten liberalist miyim, diye merak ediyorum.

Basın açıklamasından fotoğrafları "belki" koyarım buralara, ya da Feysbuk'a. Kim bilir, belki TV ve gazetelerde madileniriz!

Lambdaistanbul grubuyla yaptığım tren yolculuğu da çok güzeldi! Erkekler ve kızlar ayrı takıldı tabi ama, [bu arada, sanırım erkeklerle yaptığım sohbetlerden en zevk aldığım buydu!] yine de çok güzeldi. En azından düşünen insanlardır; kültür, sanat, politika vs hakkında konuşuldu. Tren lokantasında da "yorgun cumhuriyetçi" bir adamla sohbet edildi; adama cinsel "tercih" değil, "yönelim" dedirtmeyi başardık en sonunda! Jeolog! Sanat hakkında çok dert yandı. Sanatı bilmiyorum, sanata ulaşamıyoruz, öğretilmiyor... Di mi a m a.

Bu arada, eğer Can'la dışarı çıkarsak evi nasıl bulacağımızı kesinlikle bilmiyorum! Hayr'ola!

Yeni haberlerle görüşmek üzere!

22 Ekim 2008 Çarşamba

Karadeliği yamadım! Anne duy! [Harika Son Haberler]

Ah, tekrar tekrar merhabalar.
[Siz delisiniz, biliyorsunuz değil mi? Ben delirttim sizi.]

Bu akşam Ankara'ya gidicem Meclis için biliyorsunuz Lambdaistanbul ile. Aşağıdaki mesajları okuyun lütfen, kıllarım yoruldu elimin rüzgarından!

Yarınki derslerimi de ayarladım! Fransızcacıyla tel.de konuştum. Written'cıyla da konuştum. Derste yazmam gerektiğini söyledi parçamı. TRA107 dersi hocamla konuştum hemen [Karin Karakaşlı! Tanrım bayılıyorum bu yaratığa!] Written'ın farklı sectionına girecektim yarını telafi etmek için bugün, TRA107yle çakışıyordu. Bir ders tra107'ye girdim, bir ders written'a :) bu da hallolmuş oldu! :)

Ama maalesef Yeditepe'de muhteşem bir Humanities dersi salaklığı var! Ders var! Hoca var! Sınıf var! [En sonunda oldu yani...] Ama bağlı bir yer yok! Bölüm yok! Ofis nerede! Meçhul! "idi." Buldum, gittim. Bir şey çıkmadı. Önemli de değil zaten. Bomboş ver.

Hah, bir de yurt meselesi!
Benim 2 kişilik odada kalmam gerekiyordu fakat geçici olarak 4 kişilik odaya koymuşlardı. 4kişilik odada 2 kişi kalıyorduk. Sonra yanımdaki çocuk da gitti (eşcinsel olduğum için gittiğinden şiddetle şüpheleniyorum!). Baya baya bayadır, baya baya tek başımaydım! Feci rahattım! Bugün çağırdılar, iki kişilik odaya taşıyacaklarını söylediler. Bir sürü eşyayı her şeyi yarım saatte toparlayıverdim! Odamı öğrendim, gittim. E bu sefer de oda dolu çıktı! Ay işim gücüm yok bi' de bunlarla uğraşıyorum ya! Birazdan yeni odama taşınıcam artık. Pfff, koskoca odada tek başıma iyiydim ben :(

Anneme ulaşamıyorum bir türlü, telefonu kapalı. Anlatacak çok şey var, aç anne!
Anne lütfen telefonunu açar mısın artık!
Duy beni anne!
Anne!
Anne! Seni tehdit ediyorum büyük harfle yazarım!
Duy!
Anne!
ANNE!

Anne telefon aç lütfen!

Yoksa hala elindeki tığlarla ve şişlerle yeni yeni dünyalar mı örüyorsun bana!
Bu kadar çok boyutluluk yetmez mi bana!
Anne!
Konuş bana!
Anne!

7 LGBTT

Yeditepe Üniversitesi öğrencileri için Feysbuk'ta 7 LGBTT diye bir grup açtım.

Duyurulur.

Söz! Yüzükler şahidimiz...

Şey, biz Can'la sözlendik de :)


GÜNCEL : Meclis, Can, Bale, Lambdaistanbul Atölye, Eskişehir!

Bir haftalık programım! [Çok iyi hissediyorum!]

1. Bu akşam Lambdaistanbul grubuyla birlikte yarınki etkinliğe katılmak için Ankara'ya hareket ediyorum. Yarın sabat saat 10'da Meclis'in Dikmen Kapısı'nda bildiri yayınlanacak Türkiye'deki tüm LGBTT örgütleri olarak.

2. Yarın sabahın köründe Ankara'da olacağım. Can da orada olacak tabi ki! Hep beraber katılacağız eyleme. Sonra da Barış S.'nin evinde kalacağım hafta sonu [Barış! Çok teşekkürler!]. Yani bir haftadır planlayıp da her seferinde suya düşen hayallerimizi gerçekleştireceğiz. [Benim şehrime gitmeyi falan planlıyorduk, olmadı. İstanbul'a gelsin Can diyorduk, o da olmadı. En sonunda yine ben gidiyorum :) ]. Yani yine ve yine ve yine buluşuyoruz! Yalama oldu ayaklarımız! Birbirimizsiz yapamıyoruz!

3. Cumartesi gecesi Ankara'dan yola çıkıp pazar sabahı İstanbul'da olacağım ve ilk bale sınıfıma katılacağım. 12-12,30 gibi başlayacak.

4. Bale sınıfı biter bitmez ki ne zaman biter bilmiyorum, hemen karşıya geçip (Avrupa yakasına) Lambdaistanbul'un fikir atölyesine katılacağım saat 1500'te. Umarım sağlıklı geçer!

- Ve böylece hafta sonu müthiş yoğun geçmiş olacak! Aç kalıcam! :) Bütün paramı sigaraya yatırmayı düşünüyorum :P :) "yapacak bir şey yok! kaçış yok!"

5. Perşembe gecesine yine yollardayım! Bu sefer Kaos GL'nin Eskişehirde düzenlediği muhabir eğitimine katılacağım. Perşembe gecesi çıkıp cuma sabahı orada olacak ve -sanırım- pazar günü ya da pazartesi sabahı İstanbul'da olacağım. Apar topar derslere gireceğim!

-"İşte bunu seviyorum!"

Ondan sonraki gün, hafta ve aylar için henüz programım yok!
Can'la yaptığımız suya düşen planlardan da anlaşıldığı üzere artık plan yapmak yok! Kendiliğinden oluyor zaten planlar artık!

Kısaca özetlersek:
İki gün önce üniversitede ilk zaferimi kazandım.
Yarın ilk LGBTT eylemime katılacağım.
Pazar günü ilk bale sınıfıma katılacağım.
Haftaya perşembe günü ilk LGBTT kampıma/aktivite(?)me/eğitimime katılacağım.

Sonrası meçhul!

Zeytinyağlı beyinleri kızartmak istiyorum!

20 Ekim 2008 Pazartesi

Kaos GL Web Sitesi & Yeditepe Üniversitesi

Merhabalar!
Yeditepe Üniversitesi Bilgi Merkezinde (kütüphane) Kaos GL derneğinin web sitesi www.kaosgl.org yetişkin ve zararlı içerik içerdiği nedeniyle engelli durumdaydı.
Geçen günlerden bir gün, sevgili bilgi işlem merkezinden biriyle telefonda görüştüm kavga dövüş.
- Hocam bu site açılmaz ki ya
- Nasıl açılmaz HOCAM, TC'nin resmi bir derneği bu, siteyi açmak zorundasın.
- Valla bilmiyorum açılmaz yani, bi dilekçe yaz istersen.
- Tamam.

Hemen o gün dilekçeyi de yazdım, verdim. Herkese sert sert konuşuyorum falan, sinirlerim tavan!
Bugün odamda taytımı giymiş dans ediyordum ki telefon geldi :)
Dilekçe üzerine rektörlükle görüşülmüş, rektörlük siteyi incelemiş ve kullanıma açılmasına karar verilmiş.

İlk resmi zaferimi kazandım! Yuppiiii!!!
Devamını dileriz!

!!!

[test ettim, siteye ulaşılıyor.]

19 Ekim 2008 Pazar

Ehhem ehhem.. (Özet-i Kısa-i Vade-i Hayat!)

Pisagor üçgenlerimizi seviyorm aşkım!
Ama lütfen ışın olalım!
-*-
Hani en son Ankara'ya gitmiştim... Ankara'dan pazar gecesi beraber aynı otobüste aynı çift koltuğu tek tek paylaşarak, aynı şehre geri döndük. Sonra ne oldu? Dayanamadık biz yine, yine buluştuk! İstikamet Taksim'di! Hem de arkadaşlarla birlikte! Hem de...hem de...planladığımız  bir şeyi yapacaktık..biz, biz yüzük takacaktık...sözlenecektik yani.
Arkadaşlarla buluştuk: üç heteroseksüel, iki eşcinsel, bir transeksüel! Müthiş grup! :) :) :)
Nereye gittik? Mor Kedi'ye :) fare ölülerini kaldırmışlar girişteki, artık kokmuyor girişi.ama kuaförden ısrarla yanık saç kokuları geliyor! Mor Kedi'den önce bir arkadaş ve biz ikimiz yüzük almaya gittik...sonra yanımızdaki kız arkadaşı geri gönderdik ve yüzükleri kurdeleyle bağlattırdık :) adam bozuldu tabi hehe :) ikimiz denemiştik yüzükleri çünkü bir de nişan yüzüğü gibi bağlıyorduk! Facia!
Sezen Aksu eşliğinde -bizim şarkılarımızı açmadılar :(- tam kurdelayı kesecektik ki, kurdele kendiliğinden çıkıverdi! Pis komplocu yüzüksatar adam! Tekrar bağladık tekrar düştü. En sonunda "çaktırmadan tut :)" dedim de sözlenebildik! Kurdeleden de, arkadaşımız, ufak ufak keserek kafedekilere dağıttı :) öyle olurmuş :) ondan sonrası...o gecenin ondan sonrası Dali'nin elinden çıkmış cennet portresiydi yani! : koskoca bir cehennem!
Baba. Tüm Taksim'de ve arka sokaklarında koştuk ikimiz. Baba: "20m arkandayım."
Müthiş bir çöküş. Daha da hızlı daha da hızlı. En sonunda otobüse bindiriş.


İkinci kata çıktı...oturdu yine her zamanki cam kenarında..dayadı yüzünü, gözünü de gözüme dayadı..ayakta durdum ben dışarıda, gözümle sevdim onu...baya sevdim..yere çöküverdim, gözüm hala kirpiklerini saymakla meşguldü...içim..."ben hiç böylesini görmemiştim..."A.İ.
içim, oldukça meşguldü; büyük ihtimalle hala da nota sisteminin daha farklı olabileceğini düşündüğü için.. çok meşguldü içim. dışarı çıkacak kadar. bu meşgale karşısında dayanamayıp içim, akmaya karar verdi. küçücük bir el hareketiyle hemen otobüsün önünden ayrıldı, geri bıraktı onu, bir süre dönüp bakmadı(m)...gözlerim dolmuştu, olay buydu; otobüs için ölüyordum, durum buydu. ürkekçe arkama döndüğümde bana bakmak için kalktığı koltuğuna geri dönüyordu..koşarak, koşarak, koşarak gittim diğerlerinin yanına. "taksim girişinde burger king önünde buluşuruz" demiştim onlara, "arka sokaklar"a yollara sağdan ve soldan taciz ederken biz ikimiz.
sonrası tahmin edilebilir, yarım saat kadar tüm istiklale caddesinde hem yürüyor, hem ağlıyor, hem güldürme çalışmalarına olur olmaz gülümsüyor, hem "Herkül!" gibi hissediyordum... Niagara şelalesi modundaydım! Ah Niagara! Ah Miami'nin ipnelerinin üstüne boşalan mirasım Niagara!
Eve gitti. Tehlike geçti. Sabahın köründe tekrar buluştuk, arkadaşın evine geldi...
Metrodan aldım onu. (Bu arada, şu ana kadarki tüm buluşmalarımızda hep ben bekledim! :) :) :) sözde ev sahibi beyFendi!) Metroda sarıldım.."geçti artk..."..Sonra kısaca bir öptüm, özet şeklinde. Arkada amca dik dik bakıyordu. Bize hep bakıyorlardı, biz de onlara bakıyorduk. Çok seviyorduk bakışmayı insanlarla, inadına inadına mı? "Ayol, kim bilir...." Bu geceki barın etkileri hep bunlar...hani şu, et pazarı barlardan birinin etkileri...yazık onlara, tabi...
Sonra eve götürdüm onu...bütün gün cennet pişirdik; yanında bira içtik, sohbet ettik arkadaşlarımızla, duvar kenarına koyduğumuz telefonun yaptığı kayıtları hatırlayarak "a-a videooooo!" dedik pek çok kez. "Hayır hayır sakın sakın!" diye bağırdık bir çok pek kez! Aptal aptal anılar anlattım, mahrem anılarımızı anlatarak merhem sürmüş olduk onlara!
Sonra da o'nun evine gittik!!! Dört kişi onun şehrindeydik akşam...sahte kokoreç yedik.kayamıza gittik...birileri cüret edip kayamıza oturmuştu!
Sonra biz üç kişi ayrıldık şehirden, o kaldı şehirde. "Yeter!"di artık... Yapacak bir şey de yoktu...


Peki bu gece?
Bu gece bir "gay?!" bara gittik iki kişi. Ne gay ne de bar!
Alış alış veriş veriş! Ohhh...
Siz hiç bir gay bara gittiğiniz, çevrenizdekilere "burada hiç eşcinsel var mı?" diye sordunuz mu? Ben sordum, sormuş olmakla bir çok şey öğrendim; her zamanki gibi: Tebrikler ülke!

Tarlabaşını gördüm bugün otobüste! Korkunçtu! "Ben hiç böylesini görmemiştim!"
"Tarlabaşı pansiyonlarında bekarlar buğulanıyor"!!!
Peruklar? Sayısız hotel!-cik! Karhaneler! Oh, otobüste çok korkmuştum... "Korku tünelinde gibiyim! Kurtulalım buradan hemen! Kaptaaaan!"

Neyse, evdeyim.
Yarın yurda dönüyorum.
Neyse, sendeyim.
Yarın sana döneceğim.

Tanrı!
Ey kulun hayat teknisyeni olacak! Çok defolu hayat üretmişsin!
Sakın söyleme!
Elbet senin hatan değil! "Hah."

Sana inandığım için teşekkür et bana, l.e.n.      .      .  ..  .  .  .  .  ..   ..      ...       .             ...     .


erotica.

8 Ekim 2008 Çarşamba

İstavrozda Son Nokta!: üçleme fetiş. ["gebereseceler"]

üçleme fetişi

hangi yolsuzlluğu fişlemiş olabilir
ben
ya da
hani cehennemi sulamış,
seni nefes alabilmek için.

...hangi.

teselliye baş kalıdırıp
hac kayasında binbir ruk-u
yapan ben -miyim?- / e
tapan sen! -misin?-
biz
hangi
çıkmazda
mecnunlara
kazındık
"kafamızhangiideolojiuğrunakazındı."

* * *

gel sevgilim!
hangi tanrıyı seviyor olabiliriz!
sen yine de gel sevgilim!
dudak kenarlarımızla, -gel!-
öpüşelim sevgilim!
bayram şekeri gibi, -gel!-
hayatlarımızı ikram edelim sevgilim!
bizden bize, sevgilim!

mecnuniyet yolundakilere sevgilim!

* * *

ve şimdi!
dans!
tüm lanetler ve dualar ortaya dökülsün!
vücudumda şekil alsın tüm günahlarınız!

29.09.2008 / 30.09.2008

Güzel Şeyler. Geyşa.

Ah, merhabalar! Nasılsınız bakalım!

Benimki iyi, iyi. Baya. Bayağı. Bayağ'iyi.

Buralarda bi bale okuluna başlıyorum %50burslu. Pek sevindirici bi haber bu. Ve yarın gece de cufcufla Ankara'ya gidicem. Eh, bu da pek sevindirici tabi. Dün akşam arkadaşla Kadıköy'de bi gay cafe (?!?!?!) ye gittik. beni çok sevindirdiler! oradan ücretsiz bir sürü kitap aldım geldim! küçük iskender, umay umay, pınar tanrıyar, kofin! dahe ne olsun! güzel oldu!

bu akşam biraz cennet pişirelim mi?

ben de öyle düşünüyodum ;)

dipnotumsu[cuk]/çük]şey: hocalarımdan /kARİn kARAKAŞLi\'yı henüz keşfetmiş bulunuyorum. gözlerimin yeşilinin onu incelerken solması dileğiyle...
Related Posts with Thumbnails