bekle.
bu bir emir değildir.

Durum

bir toplama kampında
kulağını çınlatan
bir tek ben olacağım.

şu iki satırda bana saygı duyacaksın. çünkü okuyup da liğme liğme olmadan duramıyorum:

"Durursan öldürürsün beni.
Durursam öldür beni."

31 Mayıs 2008 Cumartesi

Lambdaistanbul Kapatıldı...

Hoşgeldiniz mesajından sonra böyle bir haberden bahsetmek istemezdim elbet ama, zaman kaybetmeden, hoşgeldin faslını çabucak geçerek misafir ile, asıl konulara gelmek lazım. Yaşadıklarımız, yaşıyor olduklarımız ve yaşayacaklarımızı konuşmak lazımdır. Başka türlü "adam" olunmazdır çünkü.

Her neyse...
Lambda'ya üye değildim, olamazdım. Fakat üniversite için İstanbul'a gidişimde ilk yapacaklarım arasındaydı. Çok severdim Lambdaistanbul'u. Nedeni mağlum; ama yine de neden bilmem... Yakın arkadaşımın mezuniyet anı defterimizde, benim sayfamda Lambda'dan bahsetmesi boşuna değildir. O sayfayı, unutmazsam yayınlarım bir gün burada. Şu an yapılacak çok daha önemli şeyler var gibime geliyor. Kim bilir, babamın her zaman dediği gibi, ben yanılıyorumdur belki; aslında hiçbir şey bilmiyorumdur belki; kim bilir...

Lambda'mızın kapatılmasının, yeni yeni derneklere olan gebeliklerimizin düşürülmesi birçok açıdan incelenebilecek bir "kötü" aslında. İnsan Hakları, en başta tabi ki. Daha sonra hepimizin de eminim hemfikir olduğu, demokrasi. Demokrasimtırak bir ülkede, insanımsı haklar çerçevesinde yaşadığımız malum bu sokaklarda, caddelerde ve mahallelerde. Sabah kalktığınızda kapınızda ya da işinize, okulunuza giderken direklerde, trafolarda gördüğünüz siyasi slogan ve simgelerden ileriye gidemez bu sokaklarda, caddelerde ve mahallelerde siyasi özgürlük. Hoş, gitmemesi gerekir zaten. Fakat bulvarlara akmasına izin verilmiyorsa bir düşüncenin, arka sokaklarda yakalambaç oynaması normal... Yaptığımız çok mu farklı bir şey? Yakalambaç oynamak? Biz hala çocuk muyuz yoksa? Kandırmış olabilirler mi bizi büyüdük diye? Aslında büyümek diye bir şey yokmuş da, doldurma hayvan muamelesi mi görmüşüz biz? Yazık mı olmuş bize?

Hadi mızıkçılık çıkaralım dedik, mahallenin şu ağır abileri çıkageldi karşımıza. "Lan" diye başlayıp, "siktir ol git" ile biten birkaç anlaşılmaz şey bağırdılar. Ellerinde tesbih vardı yapışmış her bir parmağına; sağ arka cebinde, bir parmak kadar dışarıda olan ucunu gördüğümüz çakıları vardı. "Yok abi, ne mızıkçılığı; sen haklısın" diyiverdik yüzbinlerce küfür ile içimizden.

Yukarısını dün gece yazmıştım. Ara vermek zorunda kaldım. Sanırım çok daha farklı bir akış olur bundan sonra.
----------------------------
Devam etmeyi düşünüyordum fakat, içimden gelmiyor artık... Büsbütün bir karamsarlık içinde yüzmekteyiz şu anda ve, bir saniye sonrası his havuzuma hangi bakteriler üşüşür bilemiyorum.

Lambda kapatıldı. Bu yazı bununla ilgili olmalıydı. Nerelere gitti, nerelerden parçalar koparıp getirdi buraya; lakin hepsinin üzerine oturduğu tek anlam vardı sonsuz parçadan oluşmuş: özgürlük.

Dediğim gibi, muhteşem bir karamsarlıkla boğuşmaktayım bu anlarda; bu nedenledir ki koltuğumdan kalkmadan sadece parmaklarımı hareket ettirerek Lambdaistanbul'a ve Lambdaistanbul'un varolma amacı olan insanlara tüm kalbimden, tüm ruhumdan başarılar diliyorum. Gözlerimizin ışığı sizinle olsun. Bir gün gözlerimiz de sizinle olacak. O gün gelecektir ve diyecekler ki;
"Tanrım..."

Sevgiyle kalın...

.Bilge.

Hoşgeldiniz...

Hepiniz hoşgeldiniz...

Kavgalı gürültülü, kahkahalı ağlamalı; ölmeli kalmalı yazmalar okumalar yaparız umarım hep beraber...

Sevgiyle...

.Bilge.
Related Posts with Thumbnails