Nostradamus'un Kehaneti
Makyajlı burnumla geceyi deliyorum.
Sabahı deliriyorum.
On günde, on gübreyle
türlü ..
türlü evrenler yarattım;
havası tükrük bezi,
havası mecazi bir tanrı,
havası bira göbekli duygu
dolu.
On günde, on kadehle
bir anda ..
bir anda martini rosso soludum;
şişesi yapış yapış asabiyet,
etiketi yapış yapış asabiyet,
kapağı yapış yapış asabiyet
dolu.
Tüm babalar süresiz, suretsiz ve suratsız mafyalardır;
lakin
geleceği sana kaptırmıştır...
Arsız yaşam.
Dengesiz oyuncu alımlarım var...
Dirsek çürütmüş üniformalarım var...
[you'll always be in my heart... Oh mama, don't you cry...]
Tüm ipliklerinizden arınacağım.
Tüm piçlikleriniz secde edecek bana.
Tüm, tüm...tümden gelimlerinizin ayaklarını kıracağım.
Göreceksin anne.
Ta o bu şu.
Ta ordaki zifri karanlık tarlada
taklaya gelmeyecek dupduru çocuk koroların
kararların,
seninle Tarla'da böğründe
muşambadan ağacımın altındayken,
ilelebet değişecek.
Naylon damar olmaya niyet-
len!-me yine de ağacıma...
Ben, baba.
Namusumla fahişelik yapıyorum.
Seni öldüremeyen kelimelerimle.
Nostradamus'un kehaneti Hurma Süvarileri için,
benim kartondan heykellerimdi...
29.01.2009
1 Şubat 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Facebook/Oytun Tez
Linkedin/oytuntez
Twitter/oytuntez
YouTube/WiseRemus
Last.fm/WiseRemus
GMail/Oytun Tez

2 yorum:
korkutmuslar...
korkmuslar...
korku...
ama korkma.
Hep. Aralıksız. Bazen ön bazen arka planda.
Korku güzel.
Korku iğrenç, küstah, kabadayı.
Yorum Gönder