Türkçe çevirisi (bunu da 5 dk önce bitirdim, kontrol etmedim)
:::
__________________________________________________
Neden Dans Etmiyorsunuz?
Yazan: Raymond Carver
Mutfakta, bir içki daha koydu ve ön bahçesindeki yatak odası takımına baktı. Yatak çıkarılmıştı ve pembe çizgili battaniyeler şifoniyerde iki yastığın yanında duruyordu.Bunun dışında, her şey yatak odasındaki gibi görünüyordu -yatağın kendi tarafındaki komidin ve okuma lambası, ve kadının tarafındaki komidin ve okuma lambası.
Adamın tarafı, kadının tarafı.
Viskisini yudumlarken bunu düşündü.
Şifoniyer yatağın ayağının birkaç metre ilerisinde duruyordu.Çekmeceleri o sabah kutulara boşaltmıştı ve kutular oturma oturmasında duruyordu.Portatif ısıtıcı şifoniyerinn yanındaydı.Bir bambu sandalye, dekoratör yastıkla beraber yatağın dibindeydi.Yüzeyi pürüzlü alüminyum mutfak seti, garaj yolunun bir kısmını kaplamıştı.Bir hediye, çok büyük, sarı muslin bir örtü masayı örtmüştü ve kenarlardan uçları sarkıyordu.Masanın üzerinde bir saksıda eğreltiotu ve bundan birkaç metre uzakta bir koltuk ve sandalye ve yer lambası duruyordu.Çalışma masası garaj kapısına yaslanmıştı.Masanın üzerinde bir duvar saati ve çerçeveli iki kağıtla birlikte birkaç alet vardı.Garaj yolunca ayrıca karton bir kutuda her biri gazete kağıtlarına sarılmış kupalar, bardaklar ve tabaklar vardı.O sabah dolapları temizlemişti, ve oturma odasındaki üç kutu dışındaki tüm eşyaları evin dışına çıkarmıştı.Dışarıya bir uzatma kablosu çekmişti ve her şeyi bağlamıştı.Hepsi, evin içinde olduğundan farksız, çalışıyordu.
Zaman zaman bir araba yavaşlıyordu ve insanlar bakıyordu.Ama kimse durmadı.
Ona öyle geliyordu ki, o da durmayacaktı.
"Bir bahçe satışı olmalı," dedi kız, oğlana.
Bu kız ve bu oğlan küçük bir apartman dairesini döşüyorlardı.
"Gidip yatak için ne istiyorlar bakalım," dedi kız.
"ve televizyon için," dedi oğlan.
Oğlan arabayı garaj yoluna çekti ve mutfak masasının önünde durdu.
Araban inip eşyaları incelemeye başladılar; kız muslin kumaş dokunuyor, çocuk mikserin fişini takıyor ve KIYMA moduna getiriyor, kız ocaklı sahanı eline alıyor, çocuk televizyon setini açıyor ve küçük ayarlar yapıyordu.
İzlemek için koltuğa oturdu çocuk.Bir sigara yaktı, etrafına baktı, kibriti çimlere attı.
Kız yatağa oturdu. Ayakkabılarını çıkarıp attı ve arkasına uzandı.Gökyüzünde yıldız görebileceğini sanıyordu.
"Buraya gel, Jack.Bu yatağı dene,şu yastıklardan birini de getir," dedi kız.
"Yatak nasıl?"diye sordu oğlan.
"Dene," dedi kız.
Oğlan etrafına bakındı.Ev karanlıktı.
"Gülünç hissediyorum," dedi."Evde kimse var mı baksam iyi olur."
Kız yatakta zıplıyordu.
"Önce yatağı dene," dedi.
Oğlan yatağa uzandı ve yastığı başının altına koydu.
"Nasıl hissediyorsun?,"dedi kız.
"Sert gibi," dedi oğlan.
Kız oğlana dönüp elini yüzüne koydu.
"Öp beni," dedi kız.
"Hadi kalkalım," dedi oğlan.
"Öp beni," dedi kız.
Gözlerini kapattı.Oğlanı tuttu.
Oğlan, "evde kimse var mı bakayım," dedi.
Ama sadece oturdu ve olduğu yerde kaldı, televizyon izliyormuş gibi yaptı.
Sokağın aşağısında ve yukarısındaki evlerin ışıkları yandı.
"Sence komik olmaz mıydı eğer," dedi kız ve sırıttı ve cümlesini bitirmedi.
Oğlan sebepsizce güldü.Sebepsizce okuma lambasını açtı.
Kız bir sivrisineği kovaladı, bunun üzerine oğlan ayağa kalktı ve gömleğini içine soktu.
"Evde kimse var mı bakayım," dedi."Kimse olduğunu sanmıyorum.Biri varsa, ne kadar istiyor öğreneyim."
"Ne kadar isterlerse, on dolar altını ver.Her zaman iyi bir fikirdir," dedi kız."Ve bunun yanında, çaresiz durumda falan olmalılar."
"Bu oldukça iyi bir televizyon" dedi oğlan.
"Ne kadar olduğunu sor," dedi kız.
Adam elinde marketten bir torba ile kaldırımdan geliyordu.Sandviç, bira ve viski almıştı.Garaj yolundakii arabayı ve yataktaki kızı gördü.Televizyonun çalıştığını ve verandadaki oğlanı gördü.
"Merhaba," dedi adam kıza."Yatağı bulmuşsun, bu iyi."
"Merhaba," dedi kız ve yataktan kalktı."Sadece deniyordum."Yatağa dokundu."Oldukça iyi bir yatak."
"İyi bir yatak," dedi adam, torbayı koydu ve içinden bira ile viskiyi çıkardı.
"Evde kimse yok sandık," dedi oğlan."Yatakla ilgileniyoruz ve belki televizyonla da. Ve belki çalışma masasıyla da.Yatak için ne kadar istiyorsunuz?"
"Yatak için elli dolar düşünüyordum," dedi adam.
"Kırk dolar olur mu?" diye sordu kız.
"Kırk da olur," dedi adam.
Karton kutudan bir bardak çıkardı.Bardağın gazetesini soydu.Viskinin kapağını açtı.
"Ya televizyon için?" dedi oğlan.
"Yirmi beş."
"On beş olur mu?" dedi kız.
"On beş de olur.On beşe verebilirim," dedi adam.
Kız oğlana baktı.
"Çocuklar, birer içki ister misiniz," dedi adam.Bardaklar şu kutuda.Ben oturacağım.Koltukta oturacağım. "
Adam koltuğa oturdu, arkasına yaslandı ve oğlanla kıza baktı.
Oğlan iki bardak bulup viski koydu.
"Yeterli," dedi kız. "Sanırım benimkine su da istiyorum."
Bir sandalye çekti ve mutfak masasına oturdu.
"Şurdaki muslukta su var," dedi adam."Musluğu açın."
Oğlan elinde sulandırılmış viskiyle geri geldi.Boğazını temizleyip mutfak masasına oturdu.Sırıttı.Ama bardağından hiç içmedi.
Adam televizyona gözünü dikmişti.İçkisini bitirdi ve yenisini doldurdu.Yer lambasını açmak için uzandı.Uzanırken, sigarası parmaklarından minderlerin arasına düştü.
Kız sigarayı bulmasına yardım etmek için kalktı.
"Peki, ne almak istiyorsun?"dedi oğlan kıza.
Oğlan çek defterini çıkarıp düşünüyormuş gibi dudaklarında tuttu.
"Çalışma masasını istiyorum," dedi kız."Masa ne kadar?"
Adam bu saçma soruya elini salladı.
"Aşağı yukarı bir şey söyleyin," dedi adam.
İkisi masada otururlarken onlara baktı.Lamba ışığında, yüzlerinde bir şey var. Güzel ya da çirkindi. Hiçbir ifade yoktu.
"Televizyonu kapatıp bir kayıt takacağım," dedi adam."Bu kayıtçalar da satılıyor.Ucuz. Bir miktar söyleyin."
Biraz daha viski koydu ve bir bira açtı.
"Her şey satılık," dedi adam.
Kız bardağını uzattı ve adam doldurdu.
"Teşekkürler," dedi kız. "Çok naziksiniz," dedi.
"İçki başına vuracak," dedi oğlan."Bana vuruyor bile." Bardağını hava kaldırdı ve hafif salladı.
Adam içkisini bitirdi ve yenisini doldurdu, sonra da kayıtların olduğu kutuyu buldu.
"Seç birini," dedim adam kıza kayıtları uzatarak.
Oğlan çek yazıyordu.
"Bu," dedi kız, birini, herhangi birini seçerek; etiketlerdeki isimleri bilmiyordu çünkü.Masadan kalkıp tekrar oturdu. Öylece oturmak istemiyordu.
"Nakit ödeyeceğim," dedi oğlan.
"Tabi," dedi adam.
İçkilerini içtiler. Kaydı dinlediler. Sonra adam yeni bir kayıt koydu.
"Çocuklar neden dans etmiyorsunuz?"demeye karar verdi ve dedi: "Neden dans etmiyorsunuz?"
"Sanmıyorum," dedi oğlan.
"Hadi ama," dedi adam. "Burası benim bahçem. Eğer istiyorsanız dans edebilirsiniz."
Kollarıyla sarıldılar, bedenlerini birleştirdiler; oğlan ve kız garaj yolunda bir aşağı bir yukarı adım attılar.Dans ediyorlardı.Ve kayıt bittiğinde tekrar başlattılar, ve o da bittiğinde oğlan, "ben sarhoşum," dedi.
Kız, "Sen sarhoş değilsin" dedi.
"Şey, sarhoşum," dedi oğlan.
Adam kaydı durdurdu ve oğlan "sarhoşum," dedi.
Kız, "benimle dans et," dedi oğlana ve sonra da adama; adam ayağa kalktığında kız, kollarını açıp ona geldi.
"Şuradaki insanlar bizi izliyor," dedi kız.
Adam, "sorun değil," dedi. "Burası benim yerim," dedi.
"Bırak izlesinler," dedi kız.
"Haklısın," dedi adam."Buradaki her şeyi gördüklerini sanıyorlardı.Fakat bunu görmemişlerdi, değil mi?"
Kızın nefesini boynunda hissetti.
"Umarım yatağını seversin," dedi.
Kız, gözlerini kapattı, ardından açtı.Yüzünü adamın omzuna gömdü.Adamı biraz daha çekti kendine.
"Çok çaresiz durumda falan olmalısın," dedi kız.
Haftalar sonra kız, "adam orta yaşlarındaydı. Tüm eşyaları hemen orda, bahçesindeydi. Yalan değil, harbiden kafayı bulduk ve dans ettik. Garaj yolunda. Tanrım, gülme. Bize şu kayıtları çaldı. Şu kayıtçalara baksana. O yaşlı adam verdi bize, ve bütün bu dandik kayıtları. Bir zahmet bakacak mısın?" dedi.
Konuşmaya devam etti.Herkese anlattı.Dahası da vardı ve herkes bilsin istiyordu.Bir süre sonra, denemekten vazgeçti.

Facebook/Oytun Tez
Linkedin/oytuntez
Twitter/oytuntez
YouTube/WiseRemus
Last.fm/WiseRemus
GMail/Oytun Tez
