bekle.
bu bir emir değildir.

Durum

bir toplama kampında
kulağını çınlatan
bir tek ben olacağım.

şu iki satırda bana saygı duyacaksın. çünkü okuyup da liğme liğme olmadan duramıyorum:

"Durursan öldürürsün beni.
Durursam öldür beni."

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Aslalar doğru olmayabilir

aslalar doğru olmayabilir

4 yorum:

kim gölgesinden kaçabilir ki dedi ki...

yüreğine sağlık...iyi ki varsın

Adsız dedi ki...

teşekkürler...sağlıcakla.

VodviL dedi ki...

Bilge Ka şiirlerini anlamam için bana güç ver haybeden geliyor yazdıklardan haybeye gidiyor aklım yerine

Adsız dedi ki...

Blogunda yaptığın son girdiyi, ki yazmasan da olurmuş :-), göz önüne alarak cevaplıyorum. Zira buradaki yorumun da oradaki girdin de aynı tarihte.

Eh, üstüne alınıyor insan tabi! :-)

Diyeceklerim var efendim. Demeyeceklerim de.

Ben post-modern şiir nedir bilmem. Hiç merak etmedim, zira "post-modern" olan şeylere tecrübede sabit gıcıklığım var. En azından isimlerine. Post-post-post falan olaca sanırım yakında akımlar, fakat gıcık olduğum konu bu değil tabi ki.
Ağırlıkla edebiyat, genelde sanatta hakim olan "kahverengililik", demem şudur: kavram, akım, tarih, teori bilgileri, kıstasları, sınıflandırmaları ve saire ille de saire, benim pek gıcık olduğum konulardır. Bir kere, öyle akımdır şudur budur sanatçının işi değildir. Sanat eleştirmenlerinin (ah, ellerim boğazlarında olasıcalar!), edebiyat araştırmacılarının, bilakis edebiyat öğretmenlerinin (peh, şiirlerine kurban olduklarımın, kendilerine taktıkları şair lakabına eridiklerimin) işidir. Sahne sonrası sahne arkası işi yapanlarının görevi yani.

Şimdi birkaç post-modern şiir örneğine çok güvensiz bir kaynaktan baktım, ama şiirler de öyle aham şaham boksu alfabesiyle yazılmış değildi hani. :-)

Amaan, biri bir taş atmış, 40 kişiliğim birden çıkarmaya çalışmış be! :-)

Related Posts with Thumbnails