bekle.
bu bir emir değildir.

Durum

bir toplama kampında
kulağını çınlatan
bir tek ben olacağım.

şu iki satırda bana saygı duyacaksın. çünkü okuyup da liğme liğme olmadan duramıyorum:

"Durursan öldürürsün beni.
Durursam öldür beni."

21 Mayıs 2009 Perşembe

Boza

Kızıyorum ona... Haksızım.

Beni bırakıp gittiği için kızıyorum ona...
Korkup kaçtığı için kızıyorum ona...
Tadımı viskili çikolataya, kokumu toprağa ve rengimi kırmızıya benzettiği için kızıyorum ona...

Saplantılarıma anlam kattığı için kızıyorum...
Bana odamdan çıkmamak için bahaneler bulduğu için...

Kendi kendime anlatacağım oval ofis hikayeleri bıraktığın için elbet.
Tahtalar alıp, çiviler alıp, kendi kütüphane raflarımızı kendimiz yapacaktık.
Bir haftasonu bir kaçamak yapacaktık bir yerlere. O hafta sonu kaçamağı fikrini, Türk filmlerine benzetmemi sağladığın için de kırgınım...

Yazmak engel değil kızıp kırmama kendimi.
Öyle büyük de değil ha kızgınlığım falan.
Hafiften. Boza gibi.

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails