bekle.
bu bir emir değildir.

Durum

bir toplama kampında
kulağını çınlatan
bir tek ben olacağım.

şu iki satırda bana saygı duyacaksın. çünkü okuyup da liğme liğme olmadan duramıyorum:

"Durursan öldürürsün beni.
Durursam öldür beni."

26 Aralık 2008 Cuma

Ah annem...

Niye bunu yaparsın bana, bilmiyorum.
Niye, ısrarla ölü bir şeyi canlandırırsın! Niye çalışırsın! Kendinde olmadan.

Niye kalan parçalarımı da bırakmıyorsun artık, annem. Yaşatmaktan vazgeç artık. Ben tüm parçalarımı türkülerin bıçaklara özenip sarp saplandığı yerlerde bırakmıştım. Sen şimdi, nasıl onlara hayat öpücüğü verirsin, anne...

Ama hiç mi benim deliliğimi düşünmezsin.
Aklına gelir de, niye kovarsın o nacizane ölümtırak imgelerimi...

Ama, anne! Sen bırak beni de, ben de gideyim artık.
Bak, tüm renklerimi bırakıcam sana, söz! Onlara bürünürsün ben yokken; zaman geçer, anne. Zaman hep geçer anne! İyi geçer, kötü geçer. izin ver gayri de, git de gideyim gayri. Hala niye sokturuyorsun gözüme keman yaylarını...

Bu kadarına inat demezler mi, annem. Canım annem, peki beni bu kadar sevmişliğin nedendir! Doğum analı mı tüm bunların sebebi? Ama ben eşcinselim anne, ve bu yüzden söz veriyorum; bak, tüm renklerimi sana bırakacağım giderken!

Yine de olmaz mı?
Nefesimi de versem sana?
İzin vermez misin?
İzin versene bana artık.

Yahut, sen kendine izin ver artık.
Bencilliğimden, kendi renklerini dağıtıp insanlara, git. Noel babalarını koklatıp insanlara, git. Hadi ama annem, bu kadar naza, kitaplar çiçeğe dönüşmüştü!
Sen sadece bir ölüye dönüşemiyor musun, anne...

Tabi, bunlar gökle yerin sikişmesi meselesi.
Arada kalmışlık meselesi.
Aslına bakarsanız, sanırım gerçekten arada kalmışız.
Denizin dibinde yürürken karada mıyız yoksa denizde miyiz, peki?

Bahaneler arıyorsun hala, anne. Yalandan bir nedenim yok, gitme arzumun altında. Bir kedi gözü saklı olabilir, ya da az kafa koyulmuş bir yastık da olabilir. Bir çocuğu esnerken görmüş olabilirim, hayatımda hiç zürafa görmemişim olabilirim. Sebeplerim böyle olabilir. Israrla anlamamakta direniyorsun. Harikasın anne. Tam anne gibisin. Yarım anneliği atmış üzerinden, ah, tastamam anneler gibisin, anne! Sana imrenmek isterdim, fakat...bana izin vermelisin. Bırak artık peşimi anne! Kocaman adam oldum bak! Sadece bir kaç ay kaldı on dokuzuma basmama.

Sana selamlar getirirdim ki ben.
Orada, yerini hazırlardım.
Oraların patroniçesi yapardım seni!
Kitaplar yazardım, filmler çekerdim, resimler yapardım, fotoğraflar yakalardım, evcilleştirilecek hayvanlar yakalardım, aşk yakalardım, an yakalardım, senin tenine gerekli olan tüm dövmeleri yakalardım. 

Bir konuda anlaşalım, annem. Mümkün olduğunca erken git, ya da erken gideyim. Annem, senin ciğerlerin hasta değil miydi? Hani sırtını her soba bulduğunda ısıtırdın sen. Bence ciğerlerin üzerine çalış biraz. Ama çalışma, acı verici olur. Sen iyisi mi delir annem, deliliğine delilik kat. Ya da buraya gel, ben sana terapi yapayım. Dostlarımı çağırayım, hep beraber gidelim artık.

Isırılacak çilek ve muzlarımız olacak! Buna da mı izin vermezsin. Bak, tanrı garanti etti, sözleştik aramızda. Birlik olacağız, isyan çıkaracağız, inadına isyan diyeceğiz, inadına isyan. İnadına özgürlük, diye haykırmayacak mıyız, annem! Ama sen hani ilkokul mezunu bir feministtin!
Ah şu feministler, bir de! Bilmezler, o mor bize hep üstümüzden bir kaç saat geçmişliği hatırlatır!

Hatırlatsın hatırlatmasına da, hazır tazeyken anılarımız, ah, bir koparamadın şu bulutları gökten, annem! Annem! Fabrika üretimi salak zeytinyağı şişesiyle bir anal yaptırmadın bana!

Anne, bir sözüne bakarım ben. He, de artık. Şarkılarım hazır. Uzun sürecek zaten, merak etme! Doya öle boğula gebere izleyebilirsin beni! Harikulade uzun sürecek gidişim.  Ayinlerin adamıyım ben, unutmazsın!

Umarsam, ayinlerin adamıyım, unutmazsın!
Kilisenin bahçesindeki çöpe buruşturup attığım mektubu anımsa. Bilmeden anımsa. Hadi ama, güneşi benle sıvayabileceğini biliyor herkes! He de artık.

Kucağımdaki şu gri, kahverengi tozlu kediyi alın. Üzerimden alın onu! Çok canlı o! Hem çok canlı, hem çok canlı o! Kaçak sigara paketleri gibi değil miydim hep.

Ucuza satılmadım mı.
Ucuza gidemem mi.
Niye sürekli sürekli arttırıyorsun açık arttırmamı! Bahşişlerim senin, annem. Siyahları ve beyazları ve grileri, zamanlar önceki gibi! Hepsi senin patikanda, senin gözbebeklerindir.

He de artık.

Gayri, melekler beni söyler.
Anne, boşalıyorum.
Anne, omzunu sıkacağım.
Anne, boşalıyorum.

VE GAYRİ, TÜM MELEKLER BENİ ÇIĞIRIR!
TÜM MELEKLER HASRETİMİ ÇEKER!

HADİ ANNE!
ÇİÇEKLER BANA SOLAR ORADA!
SUYUMU BEKLERLER!
ÜZERLERİNE İŞEYECEĞİM, PİŞMAN OLURSAM.
YİNE DE CANLANIRLAR.
ÇOK CANLI ÜZERİMDE KEDİ.
HEM ÇOK CANLI HEM ÇOK CANLI O KEDİ!

Hadi anne!

AH ANNE!
BOŞALIYORUM ANNE!
OMZUNU SIKACAĞIM ANNE!
HAYATINI SALIVER ANNE!
YAHUT BENİ SALIVER ANNE!
SALIVER!
GİDEYİM GAYRİ!
HADİ AMA!
AH ANNE!

BENİ
ARTIK
SALIVER
ANNE
ANNEM
ANNECİM.

yetersiz.lanet olsun.yetersiz.yetersiz.yetersiz.

nefes nefese kaldım.yazarken, nefes nefese kaldım.yetmiyor buralar.yetmiyor.anla beni anne, anne.anla beni.nefessizliğimden bu gözyaşlarım annem.yeter annem.hadi annem.salıver gitsin.pembe pembe, tükürüver gitsin artık!

ah, artık!

artık!
artık kendimi susturamıyorum!

KEFENİM!

5 yorum:

Adsız dedi ki...

Look at my young man figthing,
Look at my young boy crying,
Look at my young soul dying,
The way he's always done before...

my hands are tied...

-inspired by GNR-

Adsız dedi ki...

Çok fazla içindeyim.
Çok fazla hissediyorum.
Senle birlikte...
Çok fazla.

Adsız dedi ki...

Sebep bu değil miydi?
- mi?
- olmayacak mı?

yeah...

Adsız dedi ki...

Hadi ama annem, bu kadar naza, kitaplar çiçeğe dönüşmüştü!
Sen sadece bir ölüye dönüşemiyor musun, anne...

Tıkandım.
Tanrım...

Adsız dedi ki...

:'(
Oh, man...
Thanks a lot...you know, for feeling.

For being.

10x.

(aşağıdaki kelime doğrulama resminde "wiseyd" yazıyor..)

bilge remus ka.
wise remus ka.

Related Posts with Thumbnails