Ama lütfen ışın olalım!
-*-
Hani en son Ankara'ya gitmiştim... Ankara'dan pazar gecesi beraber aynı otobüste aynı çift koltuğu tek tek paylaşarak, aynı şehre geri döndük. Sonra ne oldu? Dayanamadık biz yine, yine buluştuk! İstikamet Taksim'di! Hem de arkadaşlarla birlikte! Hem de...hem de...planladığımız bir şeyi yapacaktık..biz, biz yüzük takacaktık...sözlenecektik yani.
Arkadaşlarla buluştuk: üç heteroseksüel, iki eşcinsel, bir transeksüel! Müthiş grup! :) :) :)
Nereye gittik? Mor Kedi'ye :) fare ölülerini kaldırmışlar girişteki, artık kokmuyor girişi.ama kuaförden ısrarla yanık saç kokuları geliyor! Mor Kedi'den önce bir arkadaş ve biz ikimiz yüzük almaya gittik...sonra yanımızdaki kız arkadaşı geri gönderdik ve yüzükleri kurdeleyle bağlattırdık :) adam bozuldu tabi hehe :) ikimiz denemiştik yüzükleri çünkü bir de nişan yüzüğü gibi bağlıyorduk! Facia!
Sezen Aksu eşliğinde -bizim şarkılarımızı açmadılar :(- tam kurdelayı kesecektik ki, kurdele kendiliğinden çıkıverdi! Pis komplocu yüzüksatar adam! Tekrar bağladık tekrar düştü. En sonunda "çaktırmadan tut :)" dedim de sözlenebildik! Kurdeleden de, arkadaşımız, ufak ufak keserek kafedekilere dağıttı :) öyle olurmuş :) ondan sonrası...o gecenin ondan sonrası Dali'nin elinden çıkmış cennet portresiydi yani! : koskoca bir cehennem!
Baba. Tüm Taksim'de ve arka sokaklarında koştuk ikimiz. Baba: "20m arkandayım."
Müthiş bir çöküş. Daha da hızlı daha da hızlı. En sonunda otobüse bindiriş.
İkinci kata çıktı...oturdu yine her zamanki cam kenarında..dayadı yüzünü, gözünü de gözüme dayadı..ayakta durdum ben dışarıda, gözümle sevdim onu...baya sevdim..yere çöküverdim, gözüm hala kirpiklerini saymakla meşguldü...içim..."ben hiç böylesini görmemiştim..."A.İ.
içim, oldukça meşguldü; büyük ihtimalle hala da nota sisteminin daha farklı olabileceğini düşündüğü için.. çok meşguldü içim. dışarı çıkacak kadar. bu meşgale karşısında dayanamayıp içim, akmaya karar verdi. küçücük bir el hareketiyle hemen otobüsün önünden ayrıldı, geri bıraktı onu, bir süre dönüp bakmadı(m)...gözlerim dolmuştu, olay buydu; otobüs için ölüyordum, durum buydu. ürkekçe arkama döndüğümde bana bakmak için kalktığı koltuğuna geri dönüyordu..koşarak, koşarak, koşarak gittim diğerlerinin yanına. "taksim girişinde burger king önünde buluşuruz" demiştim onlara, "arka sokaklar"a yollara sağdan ve soldan taciz ederken biz ikimiz.
sonrası tahmin edilebilir, yarım saat kadar tüm istiklale caddesinde hem yürüyor, hem ağlıyor, hem güldürme çalışmalarına olur olmaz gülümsüyor, hem "Herkül!" gibi hissediyordum... Niagara şelalesi modundaydım! Ah Niagara! Ah Miami'nin ipnelerinin üstüne boşalan mirasım Niagara!
Eve gitti. Tehlike geçti. Sabahın köründe tekrar buluştuk, arkadaşın evine geldi...
Metrodan aldım onu. (Bu arada, şu ana kadarki tüm buluşmalarımızda hep ben bekledim! :) :) :) sözde ev sahibi beyFendi!) Metroda sarıldım.."geçti artk..."..Sonra kısaca bir öptüm, özet şeklinde. Arkada amca dik dik bakıyordu. Bize hep bakıyorlardı, biz de onlara bakıyorduk. Çok seviyorduk bakışmayı insanlarla, inadına inadına mı? "Ayol, kim bilir...." Bu geceki barın etkileri hep bunlar...hani şu, et pazarı barlardan birinin etkileri...yazık onlara, tabi...
Sonra eve götürdüm onu...bütün gün cennet pişirdik; yanında bira içtik, sohbet ettik arkadaşlarımızla, duvar kenarına koyduğumuz telefonun yaptığı kayıtları hatırlayarak "a-a videooooo!" dedik pek çok kez. "Hayır hayır sakın sakın!" diye bağırdık bir çok pek kez! Aptal aptal anılar anlattım, mahrem anılarımızı anlatarak merhem sürmüş olduk onlara!
Sonra da o'nun evine gittik!!! Dört kişi onun şehrindeydik akşam...sahte kokoreç yedik.kayamıza gittik...birileri cüret edip kayamıza oturmuştu!
Sonra biz üç kişi ayrıldık şehirden, o kaldı şehirde. "Yeter!"di artık... Yapacak bir şey de yoktu...
Peki bu gece?
Bu gece bir "gay?!" bara gittik iki kişi. Ne gay ne de bar!
Alış alış veriş veriş! Ohhh...
Siz hiç bir gay bara gittiğiniz, çevrenizdekilere "burada hiç eşcinsel var mı?" diye sordunuz mu? Ben sordum, sormuş olmakla bir çok şey öğrendim; her zamanki gibi: Tebrikler ülke!
Tarlabaşını gördüm bugün otobüste! Korkunçtu! "Ben hiç böylesini görmemiştim!"
"Tarlabaşı pansiyonlarında bekarlar buğulanıyor"!!!
Peruklar? Sayısız hotel!-cik! Karhaneler! Oh, otobüste çok korkmuştum... "Korku tünelinde gibiyim! Kurtulalım buradan hemen! Kaptaaaan!"
Neyse, evdeyim.
Yarın yurda dönüyorum.
Neyse, sendeyim.
Yarın sana döneceğim.
Tanrı!
Ey kulun hayat teknisyeni olacak! Çok defolu hayat üretmişsin!
Sakın söyleme!
Elbet senin hatan değil! "Hah."
Sana inandığım için teşekkür et bana, l.e.n. . . .. . . . . .. .. ... . ... .
erotica.

Facebook/Oytun Tez
Linkedin/oytuntez
Twitter/oytuntez
YouTube/WiseRemus
Last.fm/WiseRemus
GMail/Oytun Tez

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder