PİŞMANLIK ÜZERİNE DENEME
Korku, gereksiz görme, karşılık almama ve birçokları…
Kavramı sorgulayalım.
Pişman “olmak”, pişman “etmek”. “Pişman” hissetmede karşı taraftan bir etki söz konusudur bazı yada her durum(lar)da, ki pişman “edilebilelim”. Nitekim kendiliğinden mi yoksa etkiyle mi pişman “olunur”, bilinmez. Risk alırsın. Gözden çıkarırsın ve bu ilerleme karşısında istediğini alamadığında pişmanlık duygusu sarar. Bir etki söz konusudur. Umulanı vermeme, özneyi etkiler. Etkiseldir.
Pişmanlık, kendi kendini teselli etmedir, diğer yandan. Nesne olan bilgi-eylemin* zarar tepkileri yaratması ardından aklî yaşam için mutlak gerekliliktir teselli. Teselli ile pişmanlık dil bünyesinde günümüz ve kim bilir geçmiş koşullarda iç içe algılanmaktadır. Fakat teselli olumlu veya olumsuz şekilde yapılabilir. Pişmanlığın özünde mutlak bulunan “keşke” ifadesi, keşkelemek, tesellide koşul değil, aksine teselliyi çürüten görevindedir, denilebilir, hatta denmelidir; fakat pişmanlık bir teselli yöntemi olduğundan çelişkiyi yok etmek amacıyla dilin oynaklığından yararlanarak ve bozukluk ihtimalini öne sürerek; pişmanlığı teselli olarak kullanmak kesin kurtuluşu getirir beraberinde. Pişmanlıktan gelen keşkeleme, pişmanlığın teselliye bürünmesiyle elde ettiği “keşke” nötrleme yetisi ile yok olarak, çeşitli sebeplerden bilgi-eylemin sonucunda doğan, pişmanlığa yol açan ilgileri yok eder.
Pişmanlık teselli yöntemi olarak iki şekilde karşımıza çıkar: bencil ve yarı benli yararcı teselli. Bencil teselli, bilgi-eylemin getirdiği zararın dönüşlü özne olarak kişinin kendisini kullanmasından kaynaklanan pişmanlıktır. Kişinin olaylaştırdığı bilgi-eylemin zararı yine kişinin kendisine dönmektedir bu durumda ve olunan pişmanlık ile tamamen bencil, ben kaynaklı, geri dönüşlü tesellilere başvurulur. Bencil pişmanlık bir perde çeker zarar ile özne arasına; böylece zararın etki süresince gücü azaltılır ve zararın dayanağı tükendiğinde pişmanlık yok olur. Geçici bir koruma rolündedir pişmanlık bu sahnede.
Bir diğer pişmanlık kabuklu teselli ise pragmatist bir yaklaşımın sonucunda, bahsi geçen bilgi-eylemin zararının yine özneye, fakat dönüşlülük özelliği olmadan kaynaktan başka bir özneye yönelmesi takdirinde başvurulan yararcı, yarıbendışımerkezci yöntemdir. Sahibi olduğu bilgi-eylemin başka özneyi uğrattığı zararın sorumluluğunu azaltmak için fakat zararın kendisine etkisi olmadığından, sadece sorumluluğu mümkün olan en az seviyeye indirgemek için başvurulan teselli olduğundan yarı bencildir. Var olan tesellilerin içinde –tüm teselliler öznenin beni odaklıdır- en pragmatist bencilliktir bu. Pişmanlığın büründüğü birinci teselli yönteminin, ikincisinin sorumluluktan kurtulma adına yapıldığı göz önüne alınarak, daha az ben merkezli olduğu söylenebilir. Bu kanıyı silme babında, “yaşamda kişinin, özde, kendinden başka önceliği yoktur yargısı birçok hayvansal içgüdünün temelindedir ki içimizde uyumakta ya da yaşamaktadır hepsi” diye eklenmelidir.
*(“bilgi-eylem” terimi bu paragrafta anlaşılır kılınmaktadır.) ↓
Etkisel olmayan pişmanlığa bakacak olursak… Olgulaştırdığınız oluş, kılış ya da durum; göze aldığınız risk, duygulara, fizikdışı varlığınızla ilgili birliğinize etkili bilgi ve eylem türü olmalıdır ki, sonucunda istediğinizi almanıza rağmen pişman olasınız. Bu bilgi ve eylemin fizikdışılığı, duygularla bağı tamamen öznel olmakla birlikte, burada sonucu aynı tür pişmanlık olmasını yargılıyoruz. Riske ettiğiniz bilgi ya da eylemle kurduğunuz fizikdışı bağ, siz onu özgür bıraktığınızda, artık sadece sizin olmadığında, kırılır ve pişmanlık olarak değişime uğrar. Bir paylaşımın tepki ortaya çıkımıdır şimdi. Sadece sizinken zamirin çoğaltılmasıdır. Tekilden çoğul aitliğe sürüklenirken bilgi-eylem, tek olmadan gelen bağın daha şiddetli kopması ve daha ağır pişmanlığa sahip olunması, pişman olunması yani; ama etkisiz pişman, bir anlamda kendini pişman etmek; tekil sahipten ilk çoğulların alması bu eylem-bilgiyi, ilk çoğul sahiplerden sonraki çoğul sahiplere geçerken verilen pişmanlığa kıyasla daha büyüktür. Çoğuldan çoğula geçen bilgi-eylemdeki bağ, tekten çoğula geçendekinden daha büyüktür; kesinlikle daha anlamlıdır.
Etkisiz pişman olmak, ya da kendini pişman etmek ilk olarak paylaşımdan kaynaklanır.
Bir diğer kendini pişman etme yolu ise değişimdir. Bilgi paylaşım yada eylem yapma isteği dışındaki, bilgi-eylemin özündeki normların değişiminden meydana gelen; açıkça, artık tarafça yanlış anlaşılan bir bilgi ya da eylem ile tanınmadan kaynaklanan; sürekli değişimde olan “sen”in önceki yargısının şimdiki “sen”de kabul görmemesi ile ortaya çıkan şimdiki bilgi-eylem ile önceki göze alınan, risk edilen bilgi-eylem çatışmasının ürünüdür.
Etkisel olmayan, bir etkinin sonucunda açığa çıkmayan son pişmanlık ise vicdan ve inanç bağlantılıdır. Basit olarak, inanılan bir yargının, yine özne kaynaklı bir kavram ile -ki bu başka bir inanç, istek, tahammül edememe ya da boş verme olabilir- zincirinin kırılmasıdır. Fakat bu kırıma sebep olan kavram ya geçici olduğundan, ya da etkisini kısa bir süre kuvvetli gösterdikten sonra azalttığından, yerini, inanç, vicdan, ruh gibi kavramlardan türeyen yargının bozulması yüzünden, pişmanlığa bırakır. Yine bu kırıma sebep olan kavramlar daha sonra yeşillenebilir, ardından yine pişman ettirilir özne, yargının doğduğu kavramlarca. Birinden biri ilelebet terk edilmediği sürece bu amansız kavga sürekli pişmanlıklara gebe olacaktır.
İşte böyledir yollar ki bir gün herkese uğrayacaktır pişmanlık; yine belki bir gün, o rahat yerinden hiç kalkmayacaktır.
29.11.2007
1 Haziran 2008 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Facebook/Oytun Tez
Linkedin/oytuntez
Twitter/oytuntez
YouTube/WiseRemus
Last.fm/WiseRemus
GMail/Oytun Tez

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder